Bu Blogda Ara

21 Aralık 2006

Şehir Çobanı


..Kır özlemiyle dolu yürekleriyle şehir hayatına hiç alışamamışlar. Her daim kaybolmaya hazır, tutunmaya çalışanlar ve yalnızlar, ruhları tecavüze uğramış, şehir ışıklarıyla kamaşmış gözleri hep ıslak, yılgın insanlar. Bir köşe başında durup hayatı izleyebilenler...ve gördükleriyle ürküp, koşar adımlarla karanlıkta kaybolanlar...Baktıklarında hırs, intikam ve acıdan başka bir duygu göremedikleri başka insanların arasında sessizce nefes almaya çalışanlar. Şehirde öldüklerinden beri boğucu, et kokulu bir havayı soluyan, nice koyunlar arasında güdülmek yerine bir kırda kaybolmayı tercih edenler ve en uzak kasabanın birinde en kötü adam olarak bile bir afişte aranmayanlar. Ruhlarımızın üstlerine ödül koyanların olduğu şehirlerde, çizgili alınları ve donuk bakışlarıyla bizlere gülümseyenler. Hiçbir şeyi bilmeyenler...
Şehir çobanı olmak zordur vesselam, şehir eşkıyalarının arasında. Yaşarken de ölebiliyor insan, mezarını boş ver, bulabilirsen şimdi bir çınar bul, başka bir şey de istemez hani.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Son 7 Gün Sayfa Görünümü