Bu Blogda Ara

3 Aralık 2008

SEÇİMLERE DOĞRU

Tüm dünya’da olduğu gibi ülkemizde de kriz kendini gösteriyor.Kapanan işyerleri ve işsizlerin çığlığı.Ana-babaların çocuklarına okul harçlığını veremediklerini söylerken tutamadıkları göz yaşları.Daha yaşanan nice dramlar…Hayat sanki bir tiyatro bizlerde sahnede rol alan oyuncular.Hepimiz oyunu aksaklıklara rağmen oynamaya çalışıyoruz.Bir tarafta son derece lüks yaşamlar,bir tarafta aç susuz,kendi kaderine terkedilmiş görülmeyenler…Ama her şeye rağmen ülke gündeminden düşmeyen,bizlere bir parçada olsa umut gibi görünen, yaşanacak seçim heyecanı.
Atlatılan genel seçimlerin ardından Yerel Seçimlere de kısa bir süre kaldı.Partilerin kapısını çalan aday adaylarının heyecanları dorukta.Yavaş yavaş Büyükşehir ve bazı ilçe belediye başkan adaylarının isimleri belirlenmeye başladı.Partiler en iyi ve en güçlü adaylarını bulmaya çalışarak seçimlere girmeye hazırlanıyor.Partiler ve adaylar yarışa dursunlar biz halk olarak ne durumdayız?Adaylardan beklentilerimiz neler?En önemlisi adaylarda aradığımız nitelikler neler? Projeleri ve bize,ülkemize getirileri neler?Ekibinde gerçekten her dalda işinin ehli insanlara yer vermiş mi ? Yoksa sadece kendi partilimiz olması bizim için yeterli mi?
Metropol illerde seçim havası küçük illere,ilçelere ve beldelere göre oldukça farklı yaşanmakta.Genelde metropol kentlerde tanınmış,(medya kanalıyla)partili ve kendisini iyi ifade edebilen adaylar tercih edilmekte.Çankırı gibi illerde ise tercih konusu olan kendi içinden eş dost,akraba ve çevresiyle iyi iletişimi olan kişiler.Yerelde bir yerlere talip olan adayların her kesime çok iyi hitap etmesi gerekir. Bölge ve bölge halkının sorunlarını bilmesi tek başına yeterli değil, üretici ve çözümleyici kapasitede de olması lazım.Belediyelere ayrılan bütçe ve gelirler öncelikli hizmetlere ayrılmalı sadece eğlenceler öncelikleri olmamalıdır.Yardımlar yapılmalı ama; gerçekten ihtiyaç sahibi muhtaç kişiler tespit edilmelidir.Küresel krizin bizim gibi ekonomisi zayıf ve dışa bağımlı ülkeler de çok hasar bırakacağını düşünülerek bütçe iyi kullanılmalıdır.Artık seçmen profilinin de değişmesi gerekmektedir.Belediyenin yetki ve görevlerini bilen, vatandaşa oy avcılığına soyunarak, göz boyamaya çalışan siyasilere meydan bırakmayan, gerçekten memleketine faydalı olacak kişilere yetki vermelidir.Bundan sonrada yapılacak hizmetlerin takipçisi olunmalıdır.Bunları yapamazsak daha çoook seçimler geçiririz ve umutlarımız,beklentilerimiz bir başka bahara kalır…
“Belediyelerin görev ve sorumlulukları 13.07.2005 tarih ve 25874 sayılı resmi gazetede yayımlanan 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNUNDA belirtilmiştir.”

Nermin AYDINLI

Son 7 Gün Sayfa Görünümü