Bu Blogda Ara

26 Mayıs 2009

KİRALIK ÜLKE SINIRI

“53 yıldır tarım yapılmıyor. 3.5 milyon dönümlük arazi. Yabancıya verilirse 2058 yılına kadar Türkiye'nin sınırı yaban ellerde olacak. “ internet haberde gördüğüm bu başlık içimin bir kez daha cız etmesine neden oldu. Peki bu işin aslı nedir?
Türkiye, Suriye sınırı mayınlı bölge.Bu bölgenin mayınlardan temizlenmesi ve daha sonra bu toprakların kiraya verilmesi düşünülüyormuş… Buraya kadar doğru ve mayınların insanların hayatını tehlikeye soktuğunu, hayatlarını kaybeden binlerce kişinin olduğunu bu yüzden de oraların temizlenip yararlı bölge haline getirilmesinin doğru bir karar olduğunu hangimiz kabul etmez. AMA;? tartışmalar o kadar kritik halde ki! Bu da ülkemizi ve hepimizi etkileyecektir. Türkiye-Suriye sınırında ki mayınlı arazilerin temizliğini İsrail firması yapacakmış.Olabilir ama neden İsrail ???.
Gelelim bu toprakların durumuna;
Arazi çok büyük…53 yıldır bu alanda ekim yapılmadığı için toprak birinci kalitede ve verimi çok yüksek. Bu alan 677 kilometre…genişlik 300 ile 700 metre arası…Toplam 3.5 milyon dönümlük araziden söz ediliyor.Arazi Hatay, Kilis, Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin ve Şırnak illerini kapsıyor. Arazinin yüzde 80’e yakın bölümü birinci sınıf tarım alanı ve yüzde 70’i sulanabilir. Yani! bu toprakları alan yaşadı…
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Gökhan GÜNAYDIN,” mayınlı arazilerin açılması durumunda elde edilecek yıllık gelirin tahmini 20 milyon doların üzerinde olacağını, bu alandan 85 bin ton pamuk veya 102 bin ton buğday veya 212 bin ton mısırın elde edilebileceğinin mümkün olduğunu” söylüyor. Türkiye’nin tarım deposu niteliğinde olan bu arazi yıllardır dinlenmiş olduğundan organik tarım için ideal olduğu, dolayısıyla da bu araziden elde edilecek ürünün de doğal olması nedeniyle arazinin büyük değer taşıdığını öğreniyoruz.
Mayın temizleme işini yapacak şirketlere söz konusu arazilerin 49 yıllığına devredilebilinirmiş. Bu hususta da geçen yıl Haziran ayında yapılan yasal düzenlemede buna uygun şartlar bulunuyormuş. Bu haber kimimizin dikkatini çekti, kimimizin de dikkatini çekmedi. Sanırım yavaş yavaş topraklarımız da bizlerde kiracı durumuna geleceğiz.EEE paranın dini imanı yokmuş!!!

Nermin AYDINLI
26.05.2009

17 Mayıs 2009

TEK MİLLET İKİ DEVLET

TEK MİLLET İKİ DEVLET

“Tek Millet, İki Devlet” bu söz; 30 Ağustos 1991 yılında SSCB çöküşü ile bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan Devletinin, 1992-1993 yılları arasında ki Devlet Başkan Ebulfez ELÇİBEY tarafından, o zaman Azerbaycan’ı ziyaret eden Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanına söylenmiştir. Ebulfez ELÇİBEY “ iki kardeşin yan yana, ayrı ayrı devletler kurduğu nerede görülmüştür. Azerbaycan ve Türkiye olarak en kısa zamanda birleşmeliyiz.” ve “ Biz bir millet iki devletiz” diyerek ülkeler arasındaki bağı bu sözlerle anlatmışlardır. Şu son zamanlarda Ermenistan sınır problemi, iki kardeş ülke arasında ayrılığa yol açsa da, Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanının açıklamasıyla her şey eski seyrine dönmüştür. Zaman zaman yanlış anlaşılmalar, sitemler olsa da iki kardeş ülke birbirinden asla vazgeçemez. Çünkü biz tek milletiz. Kavga eden iki kişi birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmediği gibi, kavga etmeyen iki kişide birbirlerini çok sevdiği anlamına gelmez. Bağımsızlıklarını ilan ettiklerinde onları tanıyan ilk ülke olmamıza rağmen, Azerbaycan Cumhuriyeti, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini resmen tanımamıştır. Bu da, bu milletin canını acıtmaktadır… Tek milletiz diyen Azerbaycan da her halde bunun farkındadır…
Ülkemiz ile Azerbaycan arasında yürütülen güvenlik işbirliği faaliyetleri çerçevesinde; Azerbaycan İçişleri Bakanlığı’ndan üç kişilik teknik heyet, istatistik, eylem planı, bilgi işlem ve arşiv konularındaki çalışmalar hakkında bilgi almak ve yürütülen çalışmaları yerinde görmek üzere 10-16 Mayıs 2009 tarihleri arasında ülkemize yaptıkları çalışma ziyaretlerinde mihmandar olarak ben görevlendirildim.
10 Mayıs 2009 günü havaalanında, Azerbaycan heyetini karşıladığımda; ülkeme hoş geldiniz, şeref ferdiniz, teşkilatım adına sizleri karşılamaktan ve tanımaktan son derece memnun oldum, dediğimde, Azerbaycan heyeti de ( Vugar HUSEYNOV, Aydin ABDULLAYEV ile Elchin BABAYEV) “ tek millet iki devlet” hoş bulduk, her şey yahşi (çok güzel) diye cevap verdiler. Konaklayacakları Ankara Polis Moral Eğitim Merkezi Müdürlüğüne gelene kadar, yol boyunca çok keyifli bir sohbetimiz oldu. Arada bir yukarıda bahsettiğim sitemler olsa da tek millet olduğumuz yönünde mutabık kaldığımızı da burada ifade etmek isterim. Hakikaten öyle… Hani içimizden birileri! Ortak paydamız var. Yemeklerden, örf adetten, gelenek göreneklerden ve buna benzer şeylerden bahsettik. İki ülke arasında öyle bir farkta göremedik… Türkiye Cumhuriyeti Devletini biz her zaman yanımızda hissediyoruz, bu millete de güveniyoruz dediler. Büyük önder Atatürk’ün, Azerbaycan için söylediği bir söz aklıma geldi. Atatürk, “Azerbaycan’ın sevinci bizim sevincimiz, kaderi de bizim kaderimizdir.” Çünkü, Biz bir milletiz…
Azerbaycan heyeti, gerekli bilgileri almak üzere, ilk önce Arşiv ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı ile sırayla Asayiş, Bilgi İşlem, Kriminal, AKKM Dairesi Başkanlıklarını ziyarette bulunmuşlardır. Söz konusu daire başkanlıklarının başta Daire başkanları olmak üzere, tüm görevlileri önce misafirperverliklerini göstermişler. Daha sonrada heyetin istemiş olduğu bilgileri, onlara sunum şeklinde anlatıp, ülkelerine götürmeleri için de dijital ortamda hazırladıkları bilgileri kendilerine vermişlerdir. Sordukları her soruya, sabırla ve özveriyle cevap verildiğinden, defalarca memnuniyetlerini dile getirdiler. Anıtkabir ile Anadolu Medeniyetler Müzesinin ziyaret edilmesinin yanında, boş zamanlarında Dikmen Vadisinin, Anıt tepe Yürüyüş parkurunun ve görmeyi çok istedikleri hayvanat bahçesinin gezilmesinin, bu ziyaretlerine renk kattığını, çok memnun olduklarını, bilgi yönünden, sosyal etkinlik yönünden tatmin olduklarını da defalarca ifade ettiler. Tabii ki biz misafirperver bir milletiz… Misafirperverliğimizi göstereceğiz. Sürekli olarak zahmet verdik sizi yorduk dediler. Yorulmadık da değil! ama tatlı bir yorgunluk, keyifle yapılan bir görev.Karşıladığım gün konuşmalarını anlamakta biraz zorluk çeksem de daha sonra ne demek istediklerini hemen anlıyordum. Ee ne de olsa tek milletiz! Aynı dili konuşuruz. Ortak bağlar var…
Azerbaycan heyetini, 14 Mayıs 2009 günü çalışmalarına iki günde İstanbul’da devam etmek üzere havaalanından, onları karşılarken bana söyledikleri” “tek millet iki devlet sözü ile uğurladım. Onlar da yahşi yahşi diye ayrıldılar. “TEK MİLLET, İKİ DEVLET” ile yahşi dilime dolandı… Hep söylemeye başladım. Çevremdekilere de anlatıyorum. Millet olmak çok önemli. Hani diyorum da! Bu millet; birliğini ve beraberliğini koruduğu sürece, başım diyen bu yüce milletin önünde eğilmeye mahkûm olacaktır… 16Mayıs 2009


Elveda TANIK
etanik@egm.gov.tr
__________________________________________________________________________
Kaynakça:Özgür Ansiklopedi

1 Mayıs 2009

BARACK HUSSEİN OBAMA RÜZGARI

BARACK HUSSEİN OBAMA RÜZGARI


ABD Başkanlığına seçilen Barack Hussein OBAMA; Kenya asıllı Müslüman bir baba ile beyaz bir Amerikalı annenin oğludur. Ezilmişlerin arasından seçilen ilk siyahi liderdir. Onu, sanki içimizden birisiymiş gibi hemen benimsedik. Ee ne de olsa, babası Müslüman! Hele bir de, ilk ziyaretini Ülkemize yapmak istemesi, onu daha çok sevmemize neden oldu. Bazıları, Barack berekettir, demeye bile başladı. Ülkemize geleceği günü dört gözle bekler olduk.

Öyle ABD Başkanı seçilmek, kolay bir iş değil. Başkan seçilebilmesi için, desteğine yani, oylarına ihtiyacı olanlara, seçim kampanyasında belli sözler verilecek, vaatlerde bulunulacak. Barack Hussein OBAMA’da aynen öyle yaptı.

Mesela: Seçim kampanyasında, Ermenilerin desteğini almak için.” Ermeni Soykırımı bir iddia, kişisel bir görüş ya da bir bakış açısı değil, tarihsel kanıtlarla desteklenen bir gerçektir. ABD, ermeni soykırımı hakkında cesurca konuşabilen ve tüm soykırımlara güçlü tepki gösteren bir lideri hak ediyor. Ben işte o başkan olmak istiyorum” demişti. Evet! Yere göge sığdıramadığımız Obama, Osmanlı Devleti tarafından en önemli görevler getirilmelerine rağmen düşmanlarla işbirliği yapan, Devlet kurmak için toprak talep eden, Türklere saldırıp toplu katliamlar yapan, Diplomatlarımızı öldüren, soykırım iftirasını atan Ermenilerin dostu değil mi? Yoksa! Bizim mi dostumuz? Hayır! Hayır!Bizim dostumuz falan değil. O zaman ilk ziyaretini niçin bizim ülkemize yaptı. Bir nedeni olmalı!
Çünkü; Obama’nın, seçim kampanyasında vermiş olduğu sözleri, fiiliyata geçirmesi gerekir. Verilen sözlerin hepsi Türkiye ile ilgili. ABD, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin, tam olarak normalleşmesini desteklemektedir. Ermeni soykırımı ile ilgili düşüncelerim değişmemiştir. Ermenistan sınırını açın. 1915 olayları ile yüzleşin. Ruhban okulunu açın. Irak’daki kürt liderlerle görüşün. ABD ve Türkiye, Filistinlilere ve İsrail’e yardımcı olabilir.Türkiye, Suriye ile İsrail arasında arabuluculuk yapmıştır. Bu eli Filistinlilere de uzatmalıdır. Irak’ın güvenliği, bölgenin güvenliği için önemlidir. Bölgenin barışı tabii ki İran’ın nükleer silah hevesinden vazgeçmesi ile sağlanabilir.Bu sözlerin çoğunluğunu, Milletin iradesinin bulunduğu, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, tehdit anlamına gelen, işaret parmağını uzatarak söylemiştir. Bizim Milletvekilleride bizlerin adına alkışlamışlardır. Acaba bu sözleri bizim lehimize olarak değerlendirdikleri için mi alkışladılar. Hala anlamış değilim. Bizim meclisden, başka ülkeleri de tehdit eder şekilde konuşması, Türkiyede yanımda mesajı verip, komşularımızla aramızın açılması anlamına da gelmiyor mu? Evet aynen o anlama geliyor. Onun için her şey alkışlanmamalı. Fakat kültürümüzde de bir değişim mi oldu? Nedir? Cenazeyi bile alkışlar olduk.
Aslında Türkiye Cumhuriyeti Devleti o kadar büyük ki! Bunu başta ABD ve diğer tüm devletler çok iyi biliyor. Şu beş altı yıldır dış politikamızda cesurca ve istikrarlı hareket etmemiz ile Davos’da yaşananların ülkemize kazandırdığı itibar ve güç, bazı devletleri tedirgin etmiştir. Diyorum. Kendi farkındalığımıza varalım. Şu aşağılık kompleksinden, biran önce kurtulalım. Diğer devletleride gözümüzde büyütmeyelim. Biz onları gözümüzde büyük gördükce onlarda bizi küçük görmeye devam edeceklerdir. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün o meşhur sözünü “ Yurtta Sulh Cihanda Sulh” Obama da kendine göre söylemesi Atatürk’ü örnek aldığını gösteriyor. Son zamanlarda Ortadoğuda Türkiyenin söz sahibi olması, bakmayın ABD yi de tedirgin etmiştir. Burada güç gösterisi yapması ondan. Cumhurbaşkanının sırtını sıvazlaması, bir çok kesimce dostane bir davranış olarak değerlendirilmiştir. Oysa bu davranış senden güçlüyüm anlamına gelmektedir. Öğrencilerle konuşurken ezana kadar sözümü bitireceğim demesi de sadece sempati kazanma amaçlıdır. O içimizden birisi falan değil. Bunu anlayalım. Başımıza bela ettikleri terör örgütünü, 30 yıl sonra terör örgütüdür dediler. Bunun da bir nedeni olmalı! Yok sa demezlerdi…

Obama’nın, Türkiye ve İspanya’nın ortaklaşa gerçekleştirdiği Medeniyetler İttifakına katılması da, Türkiyenin başarısını gölgede bırakmak amaçlıdır. Çünkü başka devletlerin yapmış olduğu ittifaklar tutmadı. Bu ittifakla Türkiye adını dünyaya bir kez daha duyurdu. Obama, ben burada da varım deyip dünya kamu oyuna gücünü kanıtlama gayretindedir. ABD Başkanı Obama’nın, gücünü göstereceği her şeyi yapmasına zemin hazırlayan bizleriz. Sağolsun basınımız da onu kamuoyuna öyle bir tanıttılar ki. Neymiş? Müslümanmış, ezanın saatini biliyormuş, Cumhurbaşkanının sırtını sıvazlamış. Dublörü beyazmış.
Müslümanmış da niye ruhban okulunu açın dedi…

Ben yine de, kendi gücümüzün farkına varalım diyorum. Türkiye dünyada söz sahibi ülkeler arasında yerini almıştır. En güzel örneği, Nato Genel Sekreterliği seçimlerinde de görülmüştür. Seçim için Ülkemizin kapısı çalınmıştır. Dünyada ki olup biten her şey duyarlı olduğumuz sürece, pasif ülke ler arasında değil aktif ülkeler arasında yerimizi alacağız.Türkiye olmadan bu coğrafya da( Asya ve Avrupa) hiçbir şeyin olmayacağının her kes farkında. Türkiye gücünü gösterdikce, diğer devletler de ülkemize itibar etmek zorunda kalacaklardır.Taviz veren konumundan çıkan Türkiye, taviz alan ülke konumunda ilerlemesine devam etmelidir…

8.04.2009

Elveda TANIK
3.Sınıf Emniyet Müdürü

etanik@egm.gov.tr

Son 7 Gün Sayfa Görünümü