Bu Blogda Ara

16 Ocak 2010

BÜYÜKELÇİ KRİZİ

BÜYÜKELÇİ KRİZİ…

Elveda TANIK 13.01.2010
etanik@egm.gov.tr



Büyükelçi; Bir devletin bir başka devletteki en üst düzey temsilcisidir. Yani Devlet Başkanını temsil eder. İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon’un, Türk Büyükelçisi Oğuz ÇELİKKOL’, Dışişleri Bakanlığına çağırarak televizyon kameraları karşısında aşağılayıcı tavırlar sergilemesi iki ülke arasında gerginliğe sebep oldu.

Aslına bakarsak, Türkiye- İsrail arasındaki kriz, İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon’nın, Türk Büyükelçisine karşı takındığı tavırla ilgili başlamadı. Çok değil. Şöyle bir yıl öncesine baktığımızda;

Davos Krizinin yaşanmasına neden olan aktör onların Cumhurbaşkanı değ ilmiydi? Uluslar arası savaş kurallarını hiçe sayarak, Gazze’de topraklarını işgal ettiği, Filistinli kardeşlerimizin üzerine, okullara, hastaneler, bomba yağdıran, gelen insani yardımların ulaşmasını engelleyen, tarih boyunca karıştırdıkları her devlet tarafından kovulduklarında onlara kucağını açan bu yüce milletin, koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti Başbakanını 2 saat Ramallah kapısında bekleten başkalarımıydı? Hayır, başkaları değil, yine onlardı. Peki, sebep neydi? Orantısız güç kullanmaları karşısında verdiğimiz tepkiydi… Nasıl ki, Rabbim Kuranı Kerimde İsrail oğullarını lanetlemişse, bizde yine Millet olarak Filistin’deki masum insanlara karşı orantısız güç kullanmalarından dolayı İsrail’i kınıyoruz.

Ankara’da oynanması gerekirken, korkudan sahaya çıkamayan sporcuları nedeniyle iptal edilen basketbol maçını, İsrail basını Türkiye’de terör diye yorum yapmamış mıydı? Bunun gibi ancak ve ancak sadece kendilerine yakışan ne gibi suçlamaları bize yaptılar…

Sonra ne yapıyorlar? Özür! Yapılan bu özür, bilerek söyledikleri sözü, yaptıkları davranışı değiştiriyor mu? Hayır! Hiçbir şekilde değiştirmiyor. Değişmeyen nedir biliyor musunuz? Hani bir söz var ya “ Altını çamura da atsan değerinden bir şey kaybetmez.” Ayalon denen bu adamın yaptığı davranış; 3 kıtada at koşturup gittikleri her yere güneş gibi, su gibi, hava gibi ırmak gibi akan, taşkın, geçmişiyle her zaman övünen, geleceğe ise umutla bakan, dünya durdukça varlığını devam ettirecek bu asil ve onurlu Milletin Devletini küçültmek yerine daha da bir yüceltmiştir. Bu olay Devletimizi daha bir güçlü yapmıştır.

İsrail; “Türkiye, İsrail’e ahlak dersi verecek son ülke” açıklamasını yaparken hiç mi utanmadılar. Bu sözü söylerken, ikinci dünya savaşı yıllarına bir baksalardı. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Paris Büyükelçisi Behiç ERKİN, onlar için neler yapmıştı? Neler yapmamıştı ki… Onların hayatını kurtarmak için Fransa’da, hem Nazilere hem de Nazi işbirlikçisi Vichy Hükümetine karşı çıkma cesareti göstererek, dünyaya insanlık dersi vermemişiydi? Hitlerin uyguladığı o korkunç soykırım esnasında Hitlere karşı gelme cesaretini gösteren, milyonlarcası canlı canlı öldürülürken, 20.000 e yakın Yahudi’nin hayatını Türk vatandaşlık Sertifikası vererek kurtaran bir Büyükelçidir. O Yahudi’lerin bir kısmı Osmanlı Devleti kendisini birinci dünya savaşının içinde bulurken, yaşadıkları bu ülkeyi savunmak yerine kaçıp Avrupa’da yer yurt edinen nankörlerdi. Buna rağmen; Bu kahraman, onurlu, cesaretli Büyükelçinin canı pahasına onları kurtarmak için yaptığı mücadeleleri anlamak için Emir KIVIRCIK’IN belgelere dayanarak yazmış olduğu, bir solukta okunuverecek, o muhteşem “BÜYÜKELÇİ” adlı eserini mutlaka okumak gerekir…


Evet. Bu Devletin Başbakanı R. Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanlık Müsteşarı Feridun SİNİRLİOĞLU ve diğerleri, bu kendini bilmezlere gereken en ağır uyarıyı yaparken, Medyanın da ağız birliği yapmışçasına yapmış oldukları yayınlar ülkemiz adına çok onur vericiydi. Birlik ve beraberlik içinde olduğumuzun göstergesiydi. Yine her zaman söylediğim gibi “Bu Millet bir araya gelse, başım diyen bu yüce Milletin önünde eğilmeye mahkûm olacaktır.”

Hani bazen hepimiz ummadığımız bir anda ummadığımız durumlarla karşılaşırız. Büyükelçimizde hiç tahmin etmeyeceği bu durumla karşılaşacağını tahmin etseydi, onlara en güzel cevabı vereceğinden hiç kuşkumuz yoktur…

İsrail, barışın ve huzurun sağlanması için büyük çaba harcayan ve son yıllarda uyguladığı dış politika çizgisinde önemli başarılar katleden aktör ülke Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kanatları altında, sığınacağı bir yer arama çabaları içinde olmasının daha akıllıca bir davranış olacağının artık farkına varmalıdır. Komşularımızla yakınlaşmanın ve orada bir birliğin sağlanması yönünde yapmış olduğumuz çalışmaların dışında kaldığında ise, İsrail dökmüş olduğu kanın içinde boğulacağı kaçınılmazdır… Derken, yazımı atalarımızın söylediği veciz bir söz ile bitirmek istiyorum…

“Birlikten, dirlik doğar.”



Elveda TANIK
Emniyet Müdürü
Kaynakça:
Büyükelçi: Yazarı Emir Kıvırcık.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Son 7 Gün Sayfa Görünümü