Ana içeriğe atla

OBAMA'NIN ZİYARETİ

OBAMA Türkiye’ye gelecek diye hummalı çalışmalar yapıldı,Yollar kapandı,otobüs vs.seferleri iptal edildi.Tüm güvenlik önlemleri en üst seviyedeydi ve medya tüm haberlerini Obama geldi gelecek diye yaptı.Ayrıca OBAMA’nın yiyeceğini, içeceğini,aşçısını hatta klozetini bile beraberinde getireceğini öğrendik.Geçim derdimizi bile unutturacak kadar önemliydi koskoca dünya lideri ülkemizi şereflendirecek ve ağzına su bile deymeden, bize güvenmeden çekip gidecek.Olsun gelsin bizi onurlandırsın yeter. OBAMA sihirli değneğini deydirecek ülke ekonomisi düzelecek, yoksulluk bitecek, gelir düzeyimiz yükselecek, ülkemiz güllük gülistanlık olacak.Bizler bu düşünceler içindeyken Sevgili Obama.”Atatürk'ün asıl mirası laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti dir” demez mi!...Bu da ATAMIZI anlamayanlara ve anlamak istemeyenlere sizce bir ders olmaz mı? Yani bizi bizden iyi anlayan nerdeyse Türk olduğunu bile düşündüğümüz OBAMA, zaten ezilmiş bir ırktan gelmiş olması nedeniyle olsa gerek sempatik yüzüyle gönüllerimizi fethetmişti. Adım adım onu medya aracılığı ile izledik. Hele hele ceylan derili koltuklu meclisimizde konuşmasını heyecanla beklerken;
1.Ermenistan sınırını açın
2.Heybeliada ruhban okulunu açın
3.Ermenistan sınırını açın.
3.Kürtlere eğitim ve sağlık ve diğer hizmetleri götürün vs.
Evet yanlış duymadık ABD Başkanı OBAMA’nın bu muhteşem gelişinin bize bir bedeli olacaktı. Herkesin gönlünü alarak vurgulanan bu hususlar ciddi ve kaygı vericidir. Orta doğu projesinin gecikmesi kan emicileri, parçalayıcıları, cennet ülkemizin her karışı şehit kanlarıyla sulanmış olan topraklarımızda gözleri olanları, kızdırmıştı. Bu gecikme birilerini harekete geçirdi ve OBAMA Türkiye’ye istekleriyle birlikte geldi.Ülkenin kaderini belirleyecek bu tehlikeli istekler ne anlama geliyor buna da Ankara’nın cevabı ne olacak merak konusu…

Nermin AYDINLI

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ ÖNEMİ

Sivil Toplum nedir? Sivil Toplumun faydaları nelerdir? vb. soruları hepimiz sormaktayız. Günümüzde yaygınlaşan, sık sık konuşulan sivil toplum nasıl olmalıdır ve bir ülkenin gelişiminde ki rolü nedir? Sivil Toplum; insanların tek tek yapamadıklarını beraber yapmasıdır. Yani birlikteliği, gönüllülüğü ve dayanışmayı temsil eder.21.yüzyılda önemli bir kavram olan sivil toplum, akademisyenlerin yanı sıra buralara gönül verenlerin de tecrübelerinden yararlanılması gereken yerlerdir. Meslek odaları, sendikalar, vakıflar ve hemşehri dernekleri sivil toplumları oluşturur. Bir ülke de demokrasinin ve ekonominin gelişmesinde sivil toplumun etkisi olduğu kadar da aktif vatandaşlık anlayışını da getirir. Sivil toplum, demokratik bir toplum yaratılmasında, devlet-toplum, birey ilişkilerinin demokratik bir şekilde düzenlenmesinde önemli bir rol oynar. İnsanların gönüllü olarak bir araya gelmesiyle bir şeyleri yapmak için kurulan sivil toplumlar finansal ve örgütsel sorunlarının yanı sıra ...

TEK MİLLET İKİ DEVLET

TEK MİLLET İKİ DEVLET “Tek Millet, İki Devlet” bu söz; 30 Ağustos 1991 yılında SSCB çöküşü ile bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan Devletinin, 1992-1993 yılları arasında ki Devlet Başkan Ebulfez ELÇİBEY tarafından, o zaman Azerbaycan’ı ziyaret eden Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanına söylenmiştir. Ebulfez ELÇİBEY “ iki kardeşin yan yana, ayrı ayrı devletler kurduğu nerede görülmüştür. Azerbaycan ve Türkiye olarak en kısa zamanda birleşmeliyiz.” ve “ Biz bir millet iki devletiz” diyerek ülkeler arasındaki bağı bu sözlerle anlatmışlardır. Şu son zamanlarda Ermenistan sınır problemi, iki kardeş ülke arasında ayrılığa yol açsa da, Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanının açıklamasıyla her şey eski seyrine dönmüştür. Zaman zaman yanlış anlaşılmalar, sitemler olsa da iki kardeş ülke birbirinden asla vazgeçemez. Çünkü biz tek milletiz. Kavga eden iki kişi birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmediği gibi, kavga etmeyen iki kişide birbirlerini çok sevdiği anlamına gelmez. Bağımsızlıklar...

10 NİSAN POLİS GÜNÜ

10 NİSAN POLİS GÜNÜ Her yıl; Nisan ayının 10.uncu gününü içine alan hafta “POLİS HAFTASI” olarak kutlanmaktadır. Çünkü,10 Nisan Türk Polis Teşkilatının kuruluş günüdür.Türk Polis Teşkilatının Tarihçesinden bahsettikten sonra, 1987- 1989 yılları arasında İdealist bir Komiser Yardımcısı olarak Ağrı İlinin Taşlıçay İlçesinde 2. Bölge görevimi yaparken, hala aklıma geldikçe canımı acıtıp, gözlerimi yaşartan anımı da paylaşmak istiyorum. Yeniçeri ocağının ortadan kaldırılmasından sonra, başkentte ve eyaletlerde zabıta hizmetleri eskisiyle kıyaslanmayacak derecede gelişmesine rağmen; bu hizmetler karışık ve ayrı ayrı kurumlara bağlı olarak yürütülmekteydi. Teşkilat ve yürütme alanındaki bu karışıklığı ortadan kaldırmak amacıyla, 10 Nisan 1845’te İstanbul’da ilk polis teşkilatı kurulmuş, görevleri ve yetkileri de yine aynı tarihte yayımlanan Polis Nizamnamesinde belirtilmiştir. Bu nedenle; 1845 tarihi, Türk Emniyet Teşkilatı açısından çok önemlidir. Çünkü ...