Ana içeriğe atla

Ah benim Türkiye’m!Vah benim Ulusum!




Türklük neredeyse utanılacak bir hale geldi. Irkçılıkla suçlanan Güler, sinsice planlar doğrultusunda sürdürülen bir gerçeği ortaya koydu ki linç edilecekti. Ulus kavramı algılanmadan yıllardır Kürt vatandaşlarımız kullanılarak Kürt sorunu adı altında Kürt Milliyetçiliği ile Türk vatandaşlığı yok edilmeye çalışıldı. Türkiye’de olmayan Kürt sorunu şimdi Türk-Kürt sorunu haline geldi. Demokrasi adı altında dış odakların desteğiyle Türk Ulusu tarihten silinmeye çalışılıyor! Mustafa Kemal ATATÜRK ‘Ne Mutlu Türküm diyene’ sözü ile bir ırkı değil, bir Ulus olma özelliğini vurgulamış olup, aksisi olsaydı ‘Ne mutlu Türk olana’ derdi. Lütfen ince nüanslara dikkat edelim! Kelime oyunları ile ırkçılık yapılmasın.

Kırk yıl düşünsem Türklüğün bu kadar ayaklar altına alınacağı aklıma gelmezdi. Yıllarca‘dünya halklarının kardeşliğini’ ve ‘Türk-Kürt kardeştir, ayrıştıran kalleştir’ düsturuyla  savunurken, ne görelim kardeşi kardeşe kırdırmaya birileri ant içmiş!

Ah benim Türkiye’m!
Vah benim Ulusum!

Düşman olmuşuz, kanımız isteniyormuş da haberimiz olmamış…

Nasıl ki aşırı Türk Milliyetçiliği yanlışsa, bugün ortaya konulmaya çalışılan Kürt Milliyetçiliği de yanlıştır. Mecliste yapılan çirkin konuşmalar gösteriyor ki, ülkemiz kimlik çatışmasına doğru sürüklenmeye çalışılıyor.

Ah be ATAM, ah be Türkiye Cumhuriyetinin kurucuları, siz bağımsız bir ülke kurduğunuz için, Ulus olma şerefini kazandırdığınız için bunca hainler bugün ülkemizle uğraşıyorlar. Neden aç, susuz, sefil yıllarca o cepheden öteki cepheye koştunuz? Kurtuluş savaşı ile neden emperyalizme meydan okudunuz? Şimdi sizler ihanetle suçlanır hale geldiniz. Bu gün torunlarınız vatan hainleri ile işbirliğinde! Acaba sömürge altında olsalardı bugün bunları konuşuyor olacaklar mıydı? Acaba ezan sesini duyabilecekler miydi?

Ah be ATAM, ; “Türk milletinin manevi değerlerine (dil, tarih, kültür) sahip çıkar. Dili, dini, mezhebi ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan ve vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesi Türk olarak kabul eder.”diye tarif ettiğin Milliyetçilik bu gün kafatasçılık, ırkçılık olmuş. Ulus devleti ile kimlik siyaseti birbirine karışmış, Türküm demek suç olmuş. Türk Ulusunun çeşitli etnik kökenleri içinde barındıran büyük bir toplum olduğu unutulmuş veya unutturulmaya çalışılmıştır.(Ulus olma, millet olmaya engel değildir.) Bütün bu argümanlar Türk kimliğinin tarihten silinmeye çalışılması değil de nedir?

Kanaat önderleri biran evvel akıllarını başına alarak Atatürk ilkelerinden akılcı, bilimsel ve insancıl olan Atatürk Milliyetçiliğini dikkatle ele alsınlar ki, ileride olacaklar şimdiden önlensin. Çünkü tarihe kara leke alarak geçmesinler!

Son sözüm: Türk Ulusu olarak, etle, tırnak olmuş, kız alıp vermiş, bir elmanın iki yarısı olmuş ve hiçbir etnik, mezhepsel ayrım yapılmadan yaşamış olan Türk-Kürt, Laz, Çerkez vs cennet vatanımızda hep birlikte yaşamaya devam edecektir. Tek yürek olup ülkemiz üzerinde hain emelleri olanlara fırsat verilmeyecektir!

"Bütün dünya bilmeli ki; karşımızda böyle bir düşman oldukça onu affetmek elimizden gelmez ve gelmeyecektir. Düşmana merhamet, aciz ve zaaftır; bu insaniyet göstermek değil, insanlık hassasının yok olduğunu ilan eylemektir."  M.Kemal ATATÜRK

01.02.2013
Nermin AYDINLI

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

UYUŞTURUCU MADDE KULLANIMININ KİŞİ VE TOPLUM ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ…

UYUŞTURUCU MADDE KULLANIMININ KİŞİ VE TOPLUM ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ… etanik@egm.gov.tr Uyuşturucu madde kavramı; genel anlamda uyuşturma özelliğine sahip maddeleri ifade eder. Yani, uyuşturan, duyarsız hale getiren madde demektir. Önceki yazımda; afyon ve türevleri, kokain ve türevleri, kenevir ve türevleri ile sentetik uyuşturucular olarak sınıflandırmasını anlatmaya çalıştığım uyuşturucu maddelerin kullanımının kişi ve toplum üzerindeki etkilerini gelin hep birlikte görelim. Bu maddelerden; ESRAR; mizacı, düşünceyi ve davranışları olumsuz etkiler. Beyinsel bağlantılarda kopukluk, reflekslerde, koordinasyonda bozukluk yapar. Dikkati dağıtır, paranoya ve muhtemelen psikoza yol açar. Unutkanlığa, yüksek dozda alındığında hayal görmeye neden olur. Bronşit ve akciğer kanseri riskini artırır. Uykulu hal yaratır, hafıza kaybına neden olur. Kalp rahatsızlığı yaratır, ağız ve boğazda kuruluk, gözlerde kanlanma meydana gelir. Erkeklerde sperm sayısında azalma ve kısırlık, kadınlarda tes...

TEK MİLLET İKİ DEVLET

TEK MİLLET İKİ DEVLET “Tek Millet, İki Devlet” bu söz; 30 Ağustos 1991 yılında SSCB çöküşü ile bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan Devletinin, 1992-1993 yılları arasında ki Devlet Başkan Ebulfez ELÇİBEY tarafından, o zaman Azerbaycan’ı ziyaret eden Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanına söylenmiştir. Ebulfez ELÇİBEY “ iki kardeşin yan yana, ayrı ayrı devletler kurduğu nerede görülmüştür. Azerbaycan ve Türkiye olarak en kısa zamanda birleşmeliyiz.” ve “ Biz bir millet iki devletiz” diyerek ülkeler arasındaki bağı bu sözlerle anlatmışlardır. Şu son zamanlarda Ermenistan sınır problemi, iki kardeş ülke arasında ayrılığa yol açsa da, Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanının açıklamasıyla her şey eski seyrine dönmüştür. Zaman zaman yanlış anlaşılmalar, sitemler olsa da iki kardeş ülke birbirinden asla vazgeçemez. Çünkü biz tek milletiz. Kavga eden iki kişi birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmediği gibi, kavga etmeyen iki kişide birbirlerini çok sevdiği anlamına gelmez. Bağımsızlıklar...

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ ÖNEMİ

Sivil Toplum nedir? Sivil Toplumun faydaları nelerdir? vb. soruları hepimiz sormaktayız. Günümüzde yaygınlaşan, sık sık konuşulan sivil toplum nasıl olmalıdır ve bir ülkenin gelişiminde ki rolü nedir? Sivil Toplum; insanların tek tek yapamadıklarını beraber yapmasıdır. Yani birlikteliği, gönüllülüğü ve dayanışmayı temsil eder.21.yüzyılda önemli bir kavram olan sivil toplum, akademisyenlerin yanı sıra buralara gönül verenlerin de tecrübelerinden yararlanılması gereken yerlerdir. Meslek odaları, sendikalar, vakıflar ve hemşehri dernekleri sivil toplumları oluşturur. Bir ülke de demokrasinin ve ekonominin gelişmesinde sivil toplumun etkisi olduğu kadar da aktif vatandaşlık anlayışını da getirir. Sivil toplum, demokratik bir toplum yaratılmasında, devlet-toplum, birey ilişkilerinin demokratik bir şekilde düzenlenmesinde önemli bir rol oynar. İnsanların gönüllü olarak bir araya gelmesiyle bir şeyleri yapmak için kurulan sivil toplumlar finansal ve örgütsel sorunlarının yanı sıra ...