Ana içeriğe atla

Şimdi 'e-meşk' zamanı



Şimdi 'e-meşk' zamanı

e-devlet, e-belediye, e-ticaret derken şimdi de e-meşk gündemde. Hattatlar artık hat eğitimini internet üzerinden veriyor. Usta hattatlardan kimileri sanal eğitime sıcak bakarken kimileri de 'ustanın önünde diz çökmeden meşk olmaz' diyor.

Hat sanatı, meşk ile öğreniliyor. Meşkte öğrencinin hocasını taklit ederek yazdığı yazılar yine hocası tarafından tashih ediliyor II. Bayezid ya da Osmanlı tarihçilerinin andığı ismiyle Cennetmekân Sultan Bayezid-i Velî Han, Amasya'da vali iken hat sanatını zirveye taşıyacak bir isimle tanışma imkanı bulmuş. Sadece tanışmakla yetinmeyen müstakbel padişah, Şeyh Hamdullah'tan yazı meşk etmiş. Hatta hocası yazarken hokkasını elinde tutar, hizmetinde bulunurmuş. Gel zaman git zaman İstanbul'un fatihi âlemini değiştirmiş, saltanat sırası Şehzade Bayezid'e uğramış. Tahta çıkan Bayezid'in ardından, hocası Şeyh Hamdullah da payitahta gelmiş. Hocasının İstanbul'a geldiğini duyan padişah, ona yakın olmak için sarayın harem dairesinde oda tahsis etmiş. Daha sonra da saraya kâtip ve saray hüddamlığına muallim tayin etmiş. Atıcılıktaki maharetinden dolayı Okçular Tekkesi Şeyhi olan hattat, aynı zamanda usta bir yüzücüymüş. Üsküdar taraflarında bulunduğu zamanlarda sahile iner, gömleği ile cüz kesesini başına sarar, yüzerek Boğaz'ı geçer, Sarayburnu'nda sahile çıkar, kurulanıp giyinir, ders vermek için saraya gidermiş. Günler ayları, aylar yılları kovaladı; tarihlerin kaydettiği, ravilerin naklettiği o günlerin üzerinden beş buçuk asır geçti. Artık hocasına hokka tutan padişahlar da, derse yetişmek için Boğaz'ın aman vermez akıntısına karşı kulaç atan hocalar da kalmadı. Dünyayı global bir köy haline getiren internet teknolojisi, gönlü sanata meyilli; ancak zamanı kıt gençlerin de imdadına yetişti. www.hatsanat.org adlı site, sanat aşkını ve meşki sanal ortama taşıyarak internet üzerinden hat dersi veriyor. 'Sanal Meşk Dershanesi' (e-meşk) adı verilen projeye özellikle Anadolu'dan yoğun bir ilgi var. İstanbul ve birkaç büyükşehir dışında hat eğitimi alınabilecek kurs ve bu konuda eğitim verecek sanatçıyı bulmanın mümkün olmaması, projeye ilginin sebebini açıklar durumda.
Gönülden kaleme akseden harflerin, kalem, mürekkep ve kağıt üçlemesinde yaşanan seyrin usta-çırak ilişkisi ile birlikte yaşanması, hat sanatının öğrenilmesinde önemli bir düstur. Sanal Meşk Dershanesi de beraberinde "İnternetten hat eğitimi olur mu?" sorusunu gündeme getiriyor. Eski devirlerde bazı hattatların kullandığı 'mektupla eğitim' geleneği düşünüldüğünde, internet üzerinden sanal eğitim, hat sanatı meraklıları için yeni ve farklı bir yöntem. Bunun, ilk defa hat eğitimi almak isteyenlerden ziyade hat eğitimi yarım kalmış ya da belirli bir seviye elde etmiş talebeler için uygun bir proje olduğunu söyleyen site yöneticileri, öncelikle hat sanatını tanıtmayı hedeflediklerini dile getiriyor.

Siteyi hazırlayanlar, "Hat sanatını nasıl öğrenebiliriz?" sorusuyla sıkça karşılaşmaları üzerine çözüm arayışlarına girmişler. Sonuçta da böyle bir yöntem bulmuşlar. Site yöneticilerinden Recep Gülşen, internet üzerinden başlattıkları hat sanatı eğitimini "Bu sistemde hat öğrencisi, yazdığı meşki belirlediğimiz web ortamına gönderiyor. Hattatlarımız da yazıları inceleyip altına uyarı, ikaz, tavsiye ve düzeltmelerini yazıyor. Bir bakıma klasik hat eğitiminin sanal versiyonu gibi de diyebiliriz." şeklinde tanımlıyor. Site, meşk örnekleri, hat eserleri, makaleler, hikâyeler, forum sayfaları ve haberlerle meraklılarını hat sanatı konusunda bilgilendiriyor. Meşk Dershanesi'ne gönderilen meşk çalışmaları Hattat Ferhat Kurlu ve Hattat Ahmet Zeki Yavaş tarafından değerlendiriliyor. Ferhat Kurlu, bu projenin başlı başına bir hat eğitimi olmadığını, hat sanatına ilgi duyanların, bu estetik güzelliği paylaşması için bir platform niteliğinde olduğunu ifade ediyor. Ahmet Zeki Yavaş ise gerçekleştirdikleri projenin hat sanatı açısından önemli bir işlevi olduğunu, talebe ile hocanın en azından yılda birkaç kez yüz yüze görüşmesinin şart olduğunu dile getiriyor.
Usta hattatlar ne diyor?

Hüseyin Kutlu: "Altı yıldır bu yöntemle uzaktaki talebelerime ders vermeye çalışıyorum. Lakin sanal ortam hat sanatını öğrenmeye kafi değil. En azından ayda bir, hiç olmazsa üç ayda bir hoca ve talebenin görüşmesi gerekiyor. Eskilerde mektupla yapılan bu meşkler, faks ile sürdü, şimdilerde internet ile daha da kolaylaştı. (www.turkislamsanatlari.com) adlı sitemizde interaktif bir forum sitesi var. Bunun yanında uygulamayı düşündüğümüz sohbet kanalları ile geleneksel sanatları tanıtmayı amaçlıyoruz."
Süleyman Berk: "Hat, sadece şekil olarak öğrenilemez. Bu sanatı öğrenirken talebe hocadan ilim, edep de öğreniyor. Hocanın kalemi tutuşu, el hareketleri ve davranışları talebenin sanatı öğrenmesi açısından önemlidir. Mektup, faks ve internet gibi yöntemlerle gaye tam hasıl olmuyor. Geleneksel sanatlar usta-çırak ilişkisi içinde, aşkla ve uzun bir emek sonunda ancak elde edilebilir. Hat, hocanın öğretişinde gizlidir. İstanbul'a gelmeden hattat olunmaz."
Musa İğrek
16/11/2006
Zaman Gazetesi

Yorumlar

  1. süper, takdir ediyorum.

    YanıtlaSil
  2. Ben de hocalarımıza katılıyorum; gerçekten hat eğitimi hocanın dizi dibinde eğitim almadan olmuyor...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ ÖNEMİ

Sivil Toplum nedir? Sivil Toplumun faydaları nelerdir? vb. soruları hepimiz sormaktayız. Günümüzde yaygınlaşan, sık sık konuşulan sivil toplum nasıl olmalıdır ve bir ülkenin gelişiminde ki rolü nedir? Sivil Toplum; insanların tek tek yapamadıklarını beraber yapmasıdır. Yani birlikteliği, gönüllülüğü ve dayanışmayı temsil eder.21.yüzyılda önemli bir kavram olan sivil toplum, akademisyenlerin yanı sıra buralara gönül verenlerin de tecrübelerinden yararlanılması gereken yerlerdir. Meslek odaları, sendikalar, vakıflar ve hemşehri dernekleri sivil toplumları oluşturur. Bir ülke de demokrasinin ve ekonominin gelişmesinde sivil toplumun etkisi olduğu kadar da aktif vatandaşlık anlayışını da getirir. Sivil toplum, demokratik bir toplum yaratılmasında, devlet-toplum, birey ilişkilerinin demokratik bir şekilde düzenlenmesinde önemli bir rol oynar. İnsanların gönüllü olarak bir araya gelmesiyle bir şeyleri yapmak için kurulan sivil toplumlar finansal ve örgütsel sorunlarının yanı sıra ...

TEK MİLLET İKİ DEVLET

TEK MİLLET İKİ DEVLET “Tek Millet, İki Devlet” bu söz; 30 Ağustos 1991 yılında SSCB çöküşü ile bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan Devletinin, 1992-1993 yılları arasında ki Devlet Başkan Ebulfez ELÇİBEY tarafından, o zaman Azerbaycan’ı ziyaret eden Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanına söylenmiştir. Ebulfez ELÇİBEY “ iki kardeşin yan yana, ayrı ayrı devletler kurduğu nerede görülmüştür. Azerbaycan ve Türkiye olarak en kısa zamanda birleşmeliyiz.” ve “ Biz bir millet iki devletiz” diyerek ülkeler arasındaki bağı bu sözlerle anlatmışlardır. Şu son zamanlarda Ermenistan sınır problemi, iki kardeş ülke arasında ayrılığa yol açsa da, Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanının açıklamasıyla her şey eski seyrine dönmüştür. Zaman zaman yanlış anlaşılmalar, sitemler olsa da iki kardeş ülke birbirinden asla vazgeçemez. Çünkü biz tek milletiz. Kavga eden iki kişi birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmediği gibi, kavga etmeyen iki kişide birbirlerini çok sevdiği anlamına gelmez. Bağımsızlıklar...

TERÖRİST DEVLET İSRAİL

TERÖRİST DEVLET İSRAİL 1948 yılında Filistin topraklarında, Dav id Ben-Gurion tarafından kurulan, bu terörist devlet İsrail'in, kuruluş aşamalarını birçoğumuz bilmez. Bu devleti kurmak için önce yer, sonra da orada gerekli nüfusu sağlamak lazım. Yer belli. Filistin! Fakat nüfus yeterli değil. Bunun da bir çaresi olmalı. Hemen Avrupa’daki Yahudileri Filistin'e göçe ikna etmek. Avrupa’daki Yahudileri göç etmeye ikna edemeyen Siyonistler Nazilerle müttefik olup; Alman Yahudilerine yaptıkları baskı ve zulümlerin neticesi göç etmeye zorlamışlardır. Yani Almanya da yapılan bu sözde Yahudi soykırımın işbirlikçisi Siyonistlerdir. İsrail, hem işgal ettiği Arap topraklarının gerçek sahiplerine, hem de bu topraklara zorlama yoluyla getirdiği Yahudiler baskı ve zulüm uygulamış terörist bir devlettir. İsrail’in iki farklı imajı birbiri ile uyuşması oldukça zor olan imajlarıdır. Bir yandan saldırgan, ırkçı, işgalci ve baskıcı bir devlet, öteki yandan mazlumların sığınağı ş...