Ana içeriğe atla

SEÇİMLERE DOĞRU

Tüm dünya’da olduğu gibi ülkemizde de kriz kendini gösteriyor.Kapanan işyerleri ve işsizlerin çığlığı.Ana-babaların çocuklarına okul harçlığını veremediklerini söylerken tutamadıkları göz yaşları.Daha yaşanan nice dramlar…Hayat sanki bir tiyatro bizlerde sahnede rol alan oyuncular.Hepimiz oyunu aksaklıklara rağmen oynamaya çalışıyoruz.Bir tarafta son derece lüks yaşamlar,bir tarafta aç susuz,kendi kaderine terkedilmiş görülmeyenler…Ama her şeye rağmen ülke gündeminden düşmeyen,bizlere bir parçada olsa umut gibi görünen, yaşanacak seçim heyecanı.
Atlatılan genel seçimlerin ardından Yerel Seçimlere de kısa bir süre kaldı.Partilerin kapısını çalan aday adaylarının heyecanları dorukta.Yavaş yavaş Büyükşehir ve bazı ilçe belediye başkan adaylarının isimleri belirlenmeye başladı.Partiler en iyi ve en güçlü adaylarını bulmaya çalışarak seçimlere girmeye hazırlanıyor.Partiler ve adaylar yarışa dursunlar biz halk olarak ne durumdayız?Adaylardan beklentilerimiz neler?En önemlisi adaylarda aradığımız nitelikler neler? Projeleri ve bize,ülkemize getirileri neler?Ekibinde gerçekten her dalda işinin ehli insanlara yer vermiş mi ? Yoksa sadece kendi partilimiz olması bizim için yeterli mi?
Metropol illerde seçim havası küçük illere,ilçelere ve beldelere göre oldukça farklı yaşanmakta.Genelde metropol kentlerde tanınmış,(medya kanalıyla)partili ve kendisini iyi ifade edebilen adaylar tercih edilmekte.Çankırı gibi illerde ise tercih konusu olan kendi içinden eş dost,akraba ve çevresiyle iyi iletişimi olan kişiler.Yerelde bir yerlere talip olan adayların her kesime çok iyi hitap etmesi gerekir. Bölge ve bölge halkının sorunlarını bilmesi tek başına yeterli değil, üretici ve çözümleyici kapasitede de olması lazım.Belediyelere ayrılan bütçe ve gelirler öncelikli hizmetlere ayrılmalı sadece eğlenceler öncelikleri olmamalıdır.Yardımlar yapılmalı ama; gerçekten ihtiyaç sahibi muhtaç kişiler tespit edilmelidir.Küresel krizin bizim gibi ekonomisi zayıf ve dışa bağımlı ülkeler de çok hasar bırakacağını düşünülerek bütçe iyi kullanılmalıdır.Artık seçmen profilinin de değişmesi gerekmektedir.Belediyenin yetki ve görevlerini bilen, vatandaşa oy avcılığına soyunarak, göz boyamaya çalışan siyasilere meydan bırakmayan, gerçekten memleketine faydalı olacak kişilere yetki vermelidir.Bundan sonrada yapılacak hizmetlerin takipçisi olunmalıdır.Bunları yapamazsak daha çoook seçimler geçiririz ve umutlarımız,beklentilerimiz bir başka bahara kalır…
“Belediyelerin görev ve sorumlulukları 13.07.2005 tarih ve 25874 sayılı resmi gazetede yayımlanan 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNUNDA belirtilmiştir.”

Nermin AYDINLI

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ ÖNEMİ

Sivil Toplum nedir? Sivil Toplumun faydaları nelerdir? vb. soruları hepimiz sormaktayız. Günümüzde yaygınlaşan, sık sık konuşulan sivil toplum nasıl olmalıdır ve bir ülkenin gelişiminde ki rolü nedir? Sivil Toplum; insanların tek tek yapamadıklarını beraber yapmasıdır. Yani birlikteliği, gönüllülüğü ve dayanışmayı temsil eder.21.yüzyılda önemli bir kavram olan sivil toplum, akademisyenlerin yanı sıra buralara gönül verenlerin de tecrübelerinden yararlanılması gereken yerlerdir. Meslek odaları, sendikalar, vakıflar ve hemşehri dernekleri sivil toplumları oluşturur. Bir ülke de demokrasinin ve ekonominin gelişmesinde sivil toplumun etkisi olduğu kadar da aktif vatandaşlık anlayışını da getirir. Sivil toplum, demokratik bir toplum yaratılmasında, devlet-toplum, birey ilişkilerinin demokratik bir şekilde düzenlenmesinde önemli bir rol oynar. İnsanların gönüllü olarak bir araya gelmesiyle bir şeyleri yapmak için kurulan sivil toplumlar finansal ve örgütsel sorunlarının yanı sıra ...

TEK MİLLET İKİ DEVLET

TEK MİLLET İKİ DEVLET “Tek Millet, İki Devlet” bu söz; 30 Ağustos 1991 yılında SSCB çöküşü ile bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan Devletinin, 1992-1993 yılları arasında ki Devlet Başkan Ebulfez ELÇİBEY tarafından, o zaman Azerbaycan’ı ziyaret eden Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanına söylenmiştir. Ebulfez ELÇİBEY “ iki kardeşin yan yana, ayrı ayrı devletler kurduğu nerede görülmüştür. Azerbaycan ve Türkiye olarak en kısa zamanda birleşmeliyiz.” ve “ Biz bir millet iki devletiz” diyerek ülkeler arasındaki bağı bu sözlerle anlatmışlardır. Şu son zamanlarda Ermenistan sınır problemi, iki kardeş ülke arasında ayrılığa yol açsa da, Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanının açıklamasıyla her şey eski seyrine dönmüştür. Zaman zaman yanlış anlaşılmalar, sitemler olsa da iki kardeş ülke birbirinden asla vazgeçemez. Çünkü biz tek milletiz. Kavga eden iki kişi birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmediği gibi, kavga etmeyen iki kişide birbirlerini çok sevdiği anlamına gelmez. Bağımsızlıklar...

TERÖRİST DEVLET İSRAİL

TERÖRİST DEVLET İSRAİL 1948 yılında Filistin topraklarında, Dav id Ben-Gurion tarafından kurulan, bu terörist devlet İsrail'in, kuruluş aşamalarını birçoğumuz bilmez. Bu devleti kurmak için önce yer, sonra da orada gerekli nüfusu sağlamak lazım. Yer belli. Filistin! Fakat nüfus yeterli değil. Bunun da bir çaresi olmalı. Hemen Avrupa’daki Yahudileri Filistin'e göçe ikna etmek. Avrupa’daki Yahudileri göç etmeye ikna edemeyen Siyonistler Nazilerle müttefik olup; Alman Yahudilerine yaptıkları baskı ve zulümlerin neticesi göç etmeye zorlamışlardır. Yani Almanya da yapılan bu sözde Yahudi soykırımın işbirlikçisi Siyonistlerdir. İsrail, hem işgal ettiği Arap topraklarının gerçek sahiplerine, hem de bu topraklara zorlama yoluyla getirdiği Yahudiler baskı ve zulüm uygulamış terörist bir devlettir. İsrail’in iki farklı imajı birbiri ile uyuşması oldukça zor olan imajlarıdır. Bir yandan saldırgan, ırkçı, işgalci ve baskıcı bir devlet, öteki yandan mazlumların sığınağı ş...