Ana içeriğe atla

ÇEKİN ELİNİZİ BEDENİMDEN!

Sürekli söylediğim gibi ülkemiz de her gün inanılmaz olaylara şahit oluyoruz! Kahramanlar kahpece şehit ediliyor. Asker etkisizleştiriliyor. Eğitim sisteminde yapılan değişikler kafaları karıştırıyor. Çalışanlar sokaklara dökülüyor. -Toplumda endişe hızla artıyor. Siyaset ise sadece polemikten başka bir şey üretmiyor. Dış politika, ekonomi, ülkenin finansal kaynakları, yoksulluk vs.vs. de neler oluyor, ne yapılmak isteniyor? -Muhalefetin güçsüzlüğü ve izleyeceği politikadaki belirsizliği iktidarın tek adam olmasını güçlendiriyor. Şimdiye kadar demokratikleşme adı altında yapılanlar maalesef ülkemizi belirsizliğe sürüklüyor. -Anayasa ve başkanlık sistemi tartışılırken, sıra KADIN’a gelmiştir. -KADIN bedeni üzerinden yapılan siyaset hiçbir zaman doğru değildir. Laf geldiğinde kadını kutsal olarak gören zihniyet, bu gün kadını karanlığa itmektedir. Kadının, bedeni üzerinde ki hakkını alıp, kendilerinin vesayeti altına alınmaya çalışılıyor. -Atatürk’ün kurduğu modern Türkiye Cumhuriyetinde kadın en büyük değeri almış ve toplum da saygınlığını kazanmıştır. Erkek egemen bir toplum da kadın yıllarca mücadele vermiş ve siyasette de var olduğunu göstermeye çalışmıştır. -Kadın ile ilgili son yapılan açıklamalar hakikaten utanç vericidir. Nerdeyse zinayı meşrulaştırarak, kadın bedeninin erkekler tarafından hoyratça kullanılabilirliği tescillenecektir. Uzmanların açıklamalarına kulak verin. Zengin istediği gibi yaşama hakkına sahip olacak, yoksul olanın ise ölümü mubah mı sayılacak? Her şeyden önce bu vicdansızlık ve kul hakkıdır. -Ana-bacılarınız ve kız evlatlarınızın da kadın olduğunu hatırlatırım! -Hukuk ve demokratikleşmeden bahsediliyor bu mu demokratikleşme? -İşin ehli olanlar, kürtajın yasaklanması halinde, eski yıllarda olduğu gibi merdiven altlarında gizli operasyonların yapılacağını, kimi kadınların ilkel yöntemlerle kendileri düşük yapmaya çalışacaklarını, bu nedenle birçok hayatın söneceğini belirtiyor! -Ya işin ehli olmayanların korkunç açıklamalarına ne demeli! İktidarların görevi vatandaşın güvenliğini ve toplum huzurunu sağlamaktır. -İktidar ve muhalefet olarak, ülkenin en büyük sorunu olan işsizlik ve terör belasına çözüm bulun. -Çekin elinizi kadın bedeninden! -Çekin elinizi bedenimden!.. 5.6.2012 Nermin AYDINLI

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ ÖNEMİ

Sivil Toplum nedir? Sivil Toplumun faydaları nelerdir? vb. soruları hepimiz sormaktayız. Günümüzde yaygınlaşan, sık sık konuşulan sivil toplum nasıl olmalıdır ve bir ülkenin gelişiminde ki rolü nedir? Sivil Toplum; insanların tek tek yapamadıklarını beraber yapmasıdır. Yani birlikteliği, gönüllülüğü ve dayanışmayı temsil eder.21.yüzyılda önemli bir kavram olan sivil toplum, akademisyenlerin yanı sıra buralara gönül verenlerin de tecrübelerinden yararlanılması gereken yerlerdir. Meslek odaları, sendikalar, vakıflar ve hemşehri dernekleri sivil toplumları oluşturur. Bir ülke de demokrasinin ve ekonominin gelişmesinde sivil toplumun etkisi olduğu kadar da aktif vatandaşlık anlayışını da getirir. Sivil toplum, demokratik bir toplum yaratılmasında, devlet-toplum, birey ilişkilerinin demokratik bir şekilde düzenlenmesinde önemli bir rol oynar. İnsanların gönüllü olarak bir araya gelmesiyle bir şeyleri yapmak için kurulan sivil toplumlar finansal ve örgütsel sorunlarının yanı sıra ...

TEK MİLLET İKİ DEVLET

TEK MİLLET İKİ DEVLET “Tek Millet, İki Devlet” bu söz; 30 Ağustos 1991 yılında SSCB çöküşü ile bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan Devletinin, 1992-1993 yılları arasında ki Devlet Başkan Ebulfez ELÇİBEY tarafından, o zaman Azerbaycan’ı ziyaret eden Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanına söylenmiştir. Ebulfez ELÇİBEY “ iki kardeşin yan yana, ayrı ayrı devletler kurduğu nerede görülmüştür. Azerbaycan ve Türkiye olarak en kısa zamanda birleşmeliyiz.” ve “ Biz bir millet iki devletiz” diyerek ülkeler arasındaki bağı bu sözlerle anlatmışlardır. Şu son zamanlarda Ermenistan sınır problemi, iki kardeş ülke arasında ayrılığa yol açsa da, Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanının açıklamasıyla her şey eski seyrine dönmüştür. Zaman zaman yanlış anlaşılmalar, sitemler olsa da iki kardeş ülke birbirinden asla vazgeçemez. Çünkü biz tek milletiz. Kavga eden iki kişi birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmediği gibi, kavga etmeyen iki kişide birbirlerini çok sevdiği anlamına gelmez. Bağımsızlıklar...

TERÖRİST DEVLET İSRAİL

TERÖRİST DEVLET İSRAİL 1948 yılında Filistin topraklarında, Dav id Ben-Gurion tarafından kurulan, bu terörist devlet İsrail'in, kuruluş aşamalarını birçoğumuz bilmez. Bu devleti kurmak için önce yer, sonra da orada gerekli nüfusu sağlamak lazım. Yer belli. Filistin! Fakat nüfus yeterli değil. Bunun da bir çaresi olmalı. Hemen Avrupa’daki Yahudileri Filistin'e göçe ikna etmek. Avrupa’daki Yahudileri göç etmeye ikna edemeyen Siyonistler Nazilerle müttefik olup; Alman Yahudilerine yaptıkları baskı ve zulümlerin neticesi göç etmeye zorlamışlardır. Yani Almanya da yapılan bu sözde Yahudi soykırımın işbirlikçisi Siyonistlerdir. İsrail, hem işgal ettiği Arap topraklarının gerçek sahiplerine, hem de bu topraklara zorlama yoluyla getirdiği Yahudiler baskı ve zulüm uygulamış terörist bir devlettir. İsrail’in iki farklı imajı birbiri ile uyuşması oldukça zor olan imajlarıdır. Bir yandan saldırgan, ırkçı, işgalci ve baskıcı bir devlet, öteki yandan mazlumların sığınağı ş...