Ana içeriğe atla

YOK ÖYLE YAĞMA!



Görünen o ki artık bu iş çığrından çıkmış! Koskoca devlet ile bir avuç terörist dalga geçercesine ellerinde bulunan vatandaşlarımızı şovla teslim etti. Dik duruşlarıyla Türk Milletinin ne kadar asil bir millet olduğunu gösteren kahramanlarımızın evlerine dönmeleri elbette herkesi mutlu etti etmesine de görünen bu tabloyla olmamalıydı!

Bu tablo gösteriyor ki; kahraman Türk Ordusu itibarsızlaştırılarak Milli Üniter  devletimiz PKK ile barış ve demokratikleşme adı altında tasfiye ile karşı karşıya!

Elebaşının İmralı tutanaklarında adeta tehdit edercesine "barış süreci başarıya ulaşmalıdır, diğer seçeneğin, 50 bin Kürt isyancının Türk devletine karşı sonu getirecek savaşı büyüttükleri 'savaş ve kaos' ortamı olacak" şeklindeki sözleri adeta Türkiye Cumhuriyeti Devletini bilinmez bir sürece doğru götürüyor!

Ne kadar acıdır ki!, İmralı’da yatan terörist süreci yönlendiriyor!

Kimse kimseyi kandırmasın, ok yaydan çıkmış ve bilinçli yürütülen demokratikleşme ve açılım ile ülkemizde hainler ve onun işbirlikçileri meydanlarda cirit atıyor!

PKK dikkate alınmalıymış! Türkiye barış için PKK ile uzlaşmak zorundaymış! Hadi be oradan birkaç kendi egosunu tatmin edecekler yüzünden koskoca Türk Milletinin haysiyetini, şerefini ayaklar altına alacağınızı mı sanıyorsunuz yok öyle yağma!

Yok öyle yağma! Farklı etnisitelerden husumet yaratılarak Türk kimliği yok edilemez!

Adeta Türkiye Cumhuriyetinden ve Ülkemizin kurucusu, Türk Ulusunun önderi Mustafa Kemal ATATÜRK’den 90 yıl öncesinin intikamı alınmak istenilircesine yürütülen bu projenin sonu gelmeyecektir.

Dillendirilen; kendilerine tanınmayan hakların tamamının verilmesi, dillerinde eğitim, Türkiye’nin yalnız Türklerin değil, Kürtlerin ve 40 etnik azınlıklara da ait olduğu, İdarenin yerel yönetime dönük hale getirilerek bölgesel hükümetlerin temsil etmesi ve Öcalan’nın cezasının ev hapsine çevrilmesi gibi!

Gelelim şimdi; 90 yıl evvel Kurtuluş savaşında hep birlikte bu vatan için mücadele edilmedi mi? Ha o zamanda hainler çıkmıştı! Şimdi olduğu gibi!

Bu ülke kurulurken Kürt, Türk vs. ayrılmadı. “Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.” denmiş lütfen dikkat edelim! Bura da din, dil, ırk ayrımı yapılmış mı?
İsteyen dillerini öğrenebilir ama velakin devletin bir dili vardır ve bu da TÜRKÇEDİR!

Şimdiye kadar kanun önünde eşitlik ilkesi uygulanmadı mı? Anayasa’da vatandaşlık tanımı herkes için geçerli değil mi? 

Devlet kademelerinin her kesiminde Öğretmen, Doktor, Vali, Bakan, Başbakan, Cumhurbaşkanı vs. olamaz mısınız dendi el insaf yahu!

Sizin amacınız üzüm yemek değil, resmen bağcıyı dövmektir. Sizlere gösterilen bu hoşgörü nedense vatanseverlere gösterilmemiştir. Her ne olursa olsun elbette barıştan yanayız.
  
Lakin; teröristlerle müzakere edilemez!

Teröristlere bu kadar imtiyaz tanınamaz!

Türk ordusu bu hainlerin istekleri için itibarsızlaştırılamaz!

SON SÖZÜM: Yok öyle yağma! Türkiye Cumhuriyeti tarihi nice destanlaşmış yiğit Mehmetlerin, Ayşe, Fatma, Şerife bacıların kahramanlıklarıyla kazandığı savaşlarla yazıldı. Bu yüce Türk Ulusu Birkaç çapulcu ve onların hizmet ettiği uşaklara teslim olmayacaktır!
Nermin AYDINLI(15.3.2013)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

UYUŞTURUCU MADDE KULLANIMININ KİŞİ VE TOPLUM ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ…

UYUŞTURUCU MADDE KULLANIMININ KİŞİ VE TOPLUM ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ… etanik@egm.gov.tr Uyuşturucu madde kavramı; genel anlamda uyuşturma özelliğine sahip maddeleri ifade eder. Yani, uyuşturan, duyarsız hale getiren madde demektir. Önceki yazımda; afyon ve türevleri, kokain ve türevleri, kenevir ve türevleri ile sentetik uyuşturucular olarak sınıflandırmasını anlatmaya çalıştığım uyuşturucu maddelerin kullanımının kişi ve toplum üzerindeki etkilerini gelin hep birlikte görelim. Bu maddelerden; ESRAR; mizacı, düşünceyi ve davranışları olumsuz etkiler. Beyinsel bağlantılarda kopukluk, reflekslerde, koordinasyonda bozukluk yapar. Dikkati dağıtır, paranoya ve muhtemelen psikoza yol açar. Unutkanlığa, yüksek dozda alındığında hayal görmeye neden olur. Bronşit ve akciğer kanseri riskini artırır. Uykulu hal yaratır, hafıza kaybına neden olur. Kalp rahatsızlığı yaratır, ağız ve boğazda kuruluk, gözlerde kanlanma meydana gelir. Erkeklerde sperm sayısında azalma ve kısırlık, kadınlarda tes...

TEK MİLLET İKİ DEVLET

TEK MİLLET İKİ DEVLET “Tek Millet, İki Devlet” bu söz; 30 Ağustos 1991 yılında SSCB çöküşü ile bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan Devletinin, 1992-1993 yılları arasında ki Devlet Başkan Ebulfez ELÇİBEY tarafından, o zaman Azerbaycan’ı ziyaret eden Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanına söylenmiştir. Ebulfez ELÇİBEY “ iki kardeşin yan yana, ayrı ayrı devletler kurduğu nerede görülmüştür. Azerbaycan ve Türkiye olarak en kısa zamanda birleşmeliyiz.” ve “ Biz bir millet iki devletiz” diyerek ülkeler arasındaki bağı bu sözlerle anlatmışlardır. Şu son zamanlarda Ermenistan sınır problemi, iki kardeş ülke arasında ayrılığa yol açsa da, Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanının açıklamasıyla her şey eski seyrine dönmüştür. Zaman zaman yanlış anlaşılmalar, sitemler olsa da iki kardeş ülke birbirinden asla vazgeçemez. Çünkü biz tek milletiz. Kavga eden iki kişi birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmediği gibi, kavga etmeyen iki kişide birbirlerini çok sevdiği anlamına gelmez. Bağımsızlıklar...

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ ÖNEMİ

Sivil Toplum nedir? Sivil Toplumun faydaları nelerdir? vb. soruları hepimiz sormaktayız. Günümüzde yaygınlaşan, sık sık konuşulan sivil toplum nasıl olmalıdır ve bir ülkenin gelişiminde ki rolü nedir? Sivil Toplum; insanların tek tek yapamadıklarını beraber yapmasıdır. Yani birlikteliği, gönüllülüğü ve dayanışmayı temsil eder.21.yüzyılda önemli bir kavram olan sivil toplum, akademisyenlerin yanı sıra buralara gönül verenlerin de tecrübelerinden yararlanılması gereken yerlerdir. Meslek odaları, sendikalar, vakıflar ve hemşehri dernekleri sivil toplumları oluşturur. Bir ülke de demokrasinin ve ekonominin gelişmesinde sivil toplumun etkisi olduğu kadar da aktif vatandaşlık anlayışını da getirir. Sivil toplum, demokratik bir toplum yaratılmasında, devlet-toplum, birey ilişkilerinin demokratik bir şekilde düzenlenmesinde önemli bir rol oynar. İnsanların gönüllü olarak bir araya gelmesiyle bir şeyleri yapmak için kurulan sivil toplumlar finansal ve örgütsel sorunlarının yanı sıra ...