Ana içeriğe atla

TEK MİLLET İKİ DEVLET

TEK MİLLET İKİ DEVLET

“Tek Millet, İki Devlet” bu söz; 30 Ağustos 1991 yılında SSCB çöküşü ile bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan Devletinin, 1992-1993 yılları arasında ki Devlet Başkan Ebulfez ELÇİBEY tarafından, o zaman Azerbaycan’ı ziyaret eden Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanına söylenmiştir. Ebulfez ELÇİBEY “ iki kardeşin yan yana, ayrı ayrı devletler kurduğu nerede görülmüştür. Azerbaycan ve Türkiye olarak en kısa zamanda birleşmeliyiz.” ve “ Biz bir millet iki devletiz” diyerek ülkeler arasındaki bağı bu sözlerle anlatmışlardır. Şu son zamanlarda Ermenistan sınır problemi, iki kardeş ülke arasında ayrılığa yol açsa da, Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanının açıklamasıyla her şey eski seyrine dönmüştür. Zaman zaman yanlış anlaşılmalar, sitemler olsa da iki kardeş ülke birbirinden asla vazgeçemez. Çünkü biz tek milletiz. Kavga eden iki kişi birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmediği gibi, kavga etmeyen iki kişide birbirlerini çok sevdiği anlamına gelmez. Bağımsızlıklarını ilan ettiklerinde onları tanıyan ilk ülke olmamıza rağmen, Azerbaycan Cumhuriyeti, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini resmen tanımamıştır. Bu da, bu milletin canını acıtmaktadır… Tek milletiz diyen Azerbaycan da her halde bunun farkındadır…
Ülkemiz ile Azerbaycan arasında yürütülen güvenlik işbirliği faaliyetleri çerçevesinde; Azerbaycan İçişleri Bakanlığı’ndan üç kişilik teknik heyet, istatistik, eylem planı, bilgi işlem ve arşiv konularındaki çalışmalar hakkında bilgi almak ve yürütülen çalışmaları yerinde görmek üzere 10-16 Mayıs 2009 tarihleri arasında ülkemize yaptıkları çalışma ziyaretlerinde mihmandar olarak ben görevlendirildim.
10 Mayıs 2009 günü havaalanında, Azerbaycan heyetini karşıladığımda; ülkeme hoş geldiniz, şeref ferdiniz, teşkilatım adına sizleri karşılamaktan ve tanımaktan son derece memnun oldum, dediğimde, Azerbaycan heyeti de ( Vugar HUSEYNOV, Aydin ABDULLAYEV ile Elchin BABAYEV) “ tek millet iki devlet” hoş bulduk, her şey yahşi (çok güzel) diye cevap verdiler. Konaklayacakları Ankara Polis Moral Eğitim Merkezi Müdürlüğüne gelene kadar, yol boyunca çok keyifli bir sohbetimiz oldu. Arada bir yukarıda bahsettiğim sitemler olsa da tek millet olduğumuz yönünde mutabık kaldığımızı da burada ifade etmek isterim. Hakikaten öyle… Hani içimizden birileri! Ortak paydamız var. Yemeklerden, örf adetten, gelenek göreneklerden ve buna benzer şeylerden bahsettik. İki ülke arasında öyle bir farkta göremedik… Türkiye Cumhuriyeti Devletini biz her zaman yanımızda hissediyoruz, bu millete de güveniyoruz dediler. Büyük önder Atatürk’ün, Azerbaycan için söylediği bir söz aklıma geldi. Atatürk, “Azerbaycan’ın sevinci bizim sevincimiz, kaderi de bizim kaderimizdir.” Çünkü, Biz bir milletiz…
Azerbaycan heyeti, gerekli bilgileri almak üzere, ilk önce Arşiv ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı ile sırayla Asayiş, Bilgi İşlem, Kriminal, AKKM Dairesi Başkanlıklarını ziyarette bulunmuşlardır. Söz konusu daire başkanlıklarının başta Daire başkanları olmak üzere, tüm görevlileri önce misafirperverliklerini göstermişler. Daha sonrada heyetin istemiş olduğu bilgileri, onlara sunum şeklinde anlatıp, ülkelerine götürmeleri için de dijital ortamda hazırladıkları bilgileri kendilerine vermişlerdir. Sordukları her soruya, sabırla ve özveriyle cevap verildiğinden, defalarca memnuniyetlerini dile getirdiler. Anıtkabir ile Anadolu Medeniyetler Müzesinin ziyaret edilmesinin yanında, boş zamanlarında Dikmen Vadisinin, Anıt tepe Yürüyüş parkurunun ve görmeyi çok istedikleri hayvanat bahçesinin gezilmesinin, bu ziyaretlerine renk kattığını, çok memnun olduklarını, bilgi yönünden, sosyal etkinlik yönünden tatmin olduklarını da defalarca ifade ettiler. Tabii ki biz misafirperver bir milletiz… Misafirperverliğimizi göstereceğiz. Sürekli olarak zahmet verdik sizi yorduk dediler. Yorulmadık da değil! ama tatlı bir yorgunluk, keyifle yapılan bir görev.Karşıladığım gün konuşmalarını anlamakta biraz zorluk çeksem de daha sonra ne demek istediklerini hemen anlıyordum. Ee ne de olsa tek milletiz! Aynı dili konuşuruz. Ortak bağlar var…
Azerbaycan heyetini, 14 Mayıs 2009 günü çalışmalarına iki günde İstanbul’da devam etmek üzere havaalanından, onları karşılarken bana söyledikleri” “tek millet iki devlet sözü ile uğurladım. Onlar da yahşi yahşi diye ayrıldılar. “TEK MİLLET, İKİ DEVLET” ile yahşi dilime dolandı… Hep söylemeye başladım. Çevremdekilere de anlatıyorum. Millet olmak çok önemli. Hani diyorum da! Bu millet; birliğini ve beraberliğini koruduğu sürece, başım diyen bu yüce milletin önünde eğilmeye mahkûm olacaktır… 16Mayıs 2009


Elveda TANIK
etanik@egm.gov.tr
__________________________________________________________________________
Kaynakça:Özgür Ansiklopedi

Yorumlar

  1. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

    Mustafa Kemal PAŞA

    Azerbaycan - Türkiye


    Azerbaycanlı kardeşinizden...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ ÖNEMİ

Sivil Toplum nedir? Sivil Toplumun faydaları nelerdir? vb. soruları hepimiz sormaktayız. Günümüzde yaygınlaşan, sık sık konuşulan sivil toplum nasıl olmalıdır ve bir ülkenin gelişiminde ki rolü nedir? Sivil Toplum; insanların tek tek yapamadıklarını beraber yapmasıdır. Yani birlikteliği, gönüllülüğü ve dayanışmayı temsil eder.21.yüzyılda önemli bir kavram olan sivil toplum, akademisyenlerin yanı sıra buralara gönül verenlerin de tecrübelerinden yararlanılması gereken yerlerdir. Meslek odaları, sendikalar, vakıflar ve hemşehri dernekleri sivil toplumları oluşturur. Bir ülke de demokrasinin ve ekonominin gelişmesinde sivil toplumun etkisi olduğu kadar da aktif vatandaşlık anlayışını da getirir. Sivil toplum, demokratik bir toplum yaratılmasında, devlet-toplum, birey ilişkilerinin demokratik bir şekilde düzenlenmesinde önemli bir rol oynar. İnsanların gönüllü olarak bir araya gelmesiyle bir şeyleri yapmak için kurulan sivil toplumlar finansal ve örgütsel sorunlarının yanı sıra ...

10 NİSAN POLİS GÜNÜ

10 NİSAN POLİS GÜNÜ Her yıl; Nisan ayının 10.uncu gününü içine alan hafta “POLİS HAFTASI” olarak kutlanmaktadır. Çünkü,10 Nisan Türk Polis Teşkilatının kuruluş günüdür.Türk Polis Teşkilatının Tarihçesinden bahsettikten sonra, 1987- 1989 yılları arasında İdealist bir Komiser Yardımcısı olarak Ağrı İlinin Taşlıçay İlçesinde 2. Bölge görevimi yaparken, hala aklıma geldikçe canımı acıtıp, gözlerimi yaşartan anımı da paylaşmak istiyorum. Yeniçeri ocağının ortadan kaldırılmasından sonra, başkentte ve eyaletlerde zabıta hizmetleri eskisiyle kıyaslanmayacak derecede gelişmesine rağmen; bu hizmetler karışık ve ayrı ayrı kurumlara bağlı olarak yürütülmekteydi. Teşkilat ve yürütme alanındaki bu karışıklığı ortadan kaldırmak amacıyla, 10 Nisan 1845’te İstanbul’da ilk polis teşkilatı kurulmuş, görevleri ve yetkileri de yine aynı tarihte yayımlanan Polis Nizamnamesinde belirtilmiştir. Bu nedenle; 1845 tarihi, Türk Emniyet Teşkilatı açısından çok önemlidir. Çünkü ...