Ana içeriğe atla

Testi Kırılmadan


Türkiye'yi karıştırmak için bu ülkede kimlerin öldürüldüğünü hatırlayalım.Uğur mumcu, Bahriye üçok, Ahmet Taner Kışlalı, Muammer Aksoy, Turan Dursun vs... Konumuz bu kişileri fikirleriyle tartışmak değil. Ölümlerinin sonuçları ve hangi insanları hedef haline getirmesiyle ilgili.

Yaşayan ünlü bir yazarımızın öldürülmesi halinde kimlerin suçlanacağına dair bir öykü yazmayı düşünüyordum. (Allah korusun) Öldürülmesi durumunda, ona öfke dolu fikirler beyan edenlerin suçlu durumuna düşeceklerini ama onu öldürmekten ve bu kargaşadan asıl kar edenlerin, kenara çekilip, ülkemizin düştüğü kargaşayı keyifle seyredeceklerini perde arkasıyla (Hayal gücüyle) anlatacaktım. Fakat benim, kötü bir olaya engel olmak, ülkemin ve insanlarımın düşebileceği zorlukları başından engellemek amaçlı bu fikrimin, 'Yaşayan ünlü bir yazarımızı, hedef göstermek' şeklinde değerlendirilebileceği uyarısıyla çekindim.

Bu çekingeme rağmen, özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum, her öfkeli sesiniz, yorumunuz aleyhte delil gibi saklanacaktır. Gelin öfkemizi de, eleştirimize de 'Fikir özgürlüğü' + 'Fikir özğürlüğüne saygı' sınırlarında yapalım.

Daha önce yaşadıklarımız yukarda saydığım kişilerin (ve aklıma gelmeyen bir sürü kişinin) öldürülmesiyle ilgisiz kişilerin başına bela, baskı unsuru haline getirilmiştir. (Buna Madımak Oteli acısını da ekleyelim. )

Ülkemizin aleyhine olabilecek her ayrıntı da dikkatli olmak zorundayız. Belki biz öyle-böyle yaşayıp gideceğiz. Fakat yavrularımıza güzel, barış dolu, umut dolu bir ülke bırakmak zorundayız. Buna ülkemizde yaşayan, ülkemizin birliğine, bütünlüğüne saygılı Ermeni veya diğer vatandaşlarımız da dahil.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ ÖNEMİ

Sivil Toplum nedir? Sivil Toplumun faydaları nelerdir? vb. soruları hepimiz sormaktayız. Günümüzde yaygınlaşan, sık sık konuşulan sivil toplum nasıl olmalıdır ve bir ülkenin gelişiminde ki rolü nedir? Sivil Toplum; insanların tek tek yapamadıklarını beraber yapmasıdır. Yani birlikteliği, gönüllülüğü ve dayanışmayı temsil eder.21.yüzyılda önemli bir kavram olan sivil toplum, akademisyenlerin yanı sıra buralara gönül verenlerin de tecrübelerinden yararlanılması gereken yerlerdir. Meslek odaları, sendikalar, vakıflar ve hemşehri dernekleri sivil toplumları oluşturur. Bir ülke de demokrasinin ve ekonominin gelişmesinde sivil toplumun etkisi olduğu kadar da aktif vatandaşlık anlayışını da getirir. Sivil toplum, demokratik bir toplum yaratılmasında, devlet-toplum, birey ilişkilerinin demokratik bir şekilde düzenlenmesinde önemli bir rol oynar. İnsanların gönüllü olarak bir araya gelmesiyle bir şeyleri yapmak için kurulan sivil toplumlar finansal ve örgütsel sorunlarının yanı sıra ...

TEK MİLLET İKİ DEVLET

TEK MİLLET İKİ DEVLET “Tek Millet, İki Devlet” bu söz; 30 Ağustos 1991 yılında SSCB çöküşü ile bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan Devletinin, 1992-1993 yılları arasında ki Devlet Başkan Ebulfez ELÇİBEY tarafından, o zaman Azerbaycan’ı ziyaret eden Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanına söylenmiştir. Ebulfez ELÇİBEY “ iki kardeşin yan yana, ayrı ayrı devletler kurduğu nerede görülmüştür. Azerbaycan ve Türkiye olarak en kısa zamanda birleşmeliyiz.” ve “ Biz bir millet iki devletiz” diyerek ülkeler arasındaki bağı bu sözlerle anlatmışlardır. Şu son zamanlarda Ermenistan sınır problemi, iki kardeş ülke arasında ayrılığa yol açsa da, Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanının açıklamasıyla her şey eski seyrine dönmüştür. Zaman zaman yanlış anlaşılmalar, sitemler olsa da iki kardeş ülke birbirinden asla vazgeçemez. Çünkü biz tek milletiz. Kavga eden iki kişi birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmediği gibi, kavga etmeyen iki kişide birbirlerini çok sevdiği anlamına gelmez. Bağımsızlıklar...

10 NİSAN POLİS GÜNÜ

10 NİSAN POLİS GÜNÜ Her yıl; Nisan ayının 10.uncu gününü içine alan hafta “POLİS HAFTASI” olarak kutlanmaktadır. Çünkü,10 Nisan Türk Polis Teşkilatının kuruluş günüdür.Türk Polis Teşkilatının Tarihçesinden bahsettikten sonra, 1987- 1989 yılları arasında İdealist bir Komiser Yardımcısı olarak Ağrı İlinin Taşlıçay İlçesinde 2. Bölge görevimi yaparken, hala aklıma geldikçe canımı acıtıp, gözlerimi yaşartan anımı da paylaşmak istiyorum. Yeniçeri ocağının ortadan kaldırılmasından sonra, başkentte ve eyaletlerde zabıta hizmetleri eskisiyle kıyaslanmayacak derecede gelişmesine rağmen; bu hizmetler karışık ve ayrı ayrı kurumlara bağlı olarak yürütülmekteydi. Teşkilat ve yürütme alanındaki bu karışıklığı ortadan kaldırmak amacıyla, 10 Nisan 1845’te İstanbul’da ilk polis teşkilatı kurulmuş, görevleri ve yetkileri de yine aynı tarihte yayımlanan Polis Nizamnamesinde belirtilmiştir. Bu nedenle; 1845 tarihi, Türk Emniyet Teşkilatı açısından çok önemlidir. Çünkü ...