Ana içeriğe atla

Eleştiriler Bir Kurumu Ne Zaman Yıpratır? 04 Ocak 2010


Eleştiriler Bir Kurumu Ne Zaman Yıpratır?

Eskiden Genel Kurmaydan bir açıklama yapıldığı zaman soruşturulma gereği duyulmaz ve doğruluğundan emin olunurdu. Ülkemizin göz bebeği dediğimiz ordumuz için de bunun böyle olması gayet normaldi. Hemen belirtelim diğer kurumlar içinde özellikle kamuoyuna yaptıkları açıklamaların doğru olması gerekir.

Peki ne oldu da son zamanlarda Genel Kurmay açıklama yaptığı zaman bunun doğruluğu sorgulanır oldu? Belki soruyu şu şekilde/şekillerde sormak daha yerinde olur; Genel Kurmayın yaptığı açıklamalar sorgulanabilir mi? Sorgulanmalı mı? Yapılan açıklamaların gerçekliğinin sorgulanması Genel Kurmayı yıpratır mı?

Öncelikle şunun altını bir kez daha çizelim; Genel Kurmay, ülkemizin göz bebeği bir kurumdur. Özellikle ülkemizin geçmişten beri stratejik öneme haiz bir coğrafyada bulunduğu düşünüldüğünde silahlı kuvvetlerimizin ülkemiz için önemi daha çok ortaya çıkmaktadır. Çünkü zor bir coğrafyada bulunuyoruz. Bir tarafta kaynayan Ortadoğu, diğer tarafta Balkanlar, öteki yanda Rusya vb. Dolayısıyla böyle bir coğrafyada istediğiniz kadar barıştan yana olun belli bir caydırıcı güce sahip olmanız gerekir. Talep ettiğiniz barış ortamının muhafazası da bir bakıma ne kadar güçlü olduğunuzla ilgilidir. Eğer siz güçlü iseniz ve barış istiyorsanız barışı sağlayabilir ve barış ortamını muhafaza edebilirsiniz. Aksi halde güçlü olanın talepleri geçerli olmaya başlar.

Bu kadar önemli bir görev üstlenmiş olan kurumu kim/kimler neden eleştiriliyor? Eleştirilere bakıldığı zaman gelen eleştirilerin Genel Kurmayın asli görevleri ile ilgili olmadığını ve personelin tamamını kapsamadığını görüyoruz. Eleştiriler daha çok görevlerinin dışında çeşitli konularda bir takım faaliyette bulunan personelle ilgili. Getirilen eleştiriler de kabul etmek gerekir ki çok ciddi boyutlarda.

Eleştiriye tabii olan personel suçlu da olabilir suçsuz da olabilir bunu yargı zamanla ortaya koyacaktır. Netice de söz konusu olan insan olunca hata yapma ihtimali her zaman vardır ve bu insan askerde olabilir sivilde olabilir. Yapılan eleştiri olumsuz yönde de olabilir, ülkemizde çok fazla göremesek de olumlu da olabilir. Önemli olan eleştiriyi yapanın art niyet taşımaması, eleştirilenin de hemen savunma mekanizmasını çalıştırarak oto kontrol yapmadan tepki göstermemesidir.

Eğer eleştirilen otokontrolünü yapar ve yapılan eleştirinin haklılık payını görerek o konuda kendini geliştirirse ne olur? Hem bir daha o eleştiriye maruz kalmaz hem de yapılan eleştiri sonucunda kendini geliştirme fırsatı bulur. Çünkü kurumlarda insanlar gibi zaman zaman kendi kusurlarını göremeyebilirler ve dışardan gözlenmeleri gerekebilir.

Ancak yapılan eleştirilere "kurumumuzda hata yapılmaz" mantığı ile yaklaşılırsa o zaman ne olur? O zaman da hem eleştirileri bitiremezsiniz, hem de kendinizi geliştiremezsiniz. İşte o zaman kumrunuzu yıpratmaya başlarsınız.

İbrahim ALİN

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ ÖNEMİ

Sivil Toplum nedir? Sivil Toplumun faydaları nelerdir? vb. soruları hepimiz sormaktayız. Günümüzde yaygınlaşan, sık sık konuşulan sivil toplum nasıl olmalıdır ve bir ülkenin gelişiminde ki rolü nedir? Sivil Toplum; insanların tek tek yapamadıklarını beraber yapmasıdır. Yani birlikteliği, gönüllülüğü ve dayanışmayı temsil eder.21.yüzyılda önemli bir kavram olan sivil toplum, akademisyenlerin yanı sıra buralara gönül verenlerin de tecrübelerinden yararlanılması gereken yerlerdir. Meslek odaları, sendikalar, vakıflar ve hemşehri dernekleri sivil toplumları oluşturur. Bir ülke de demokrasinin ve ekonominin gelişmesinde sivil toplumun etkisi olduğu kadar da aktif vatandaşlık anlayışını da getirir. Sivil toplum, demokratik bir toplum yaratılmasında, devlet-toplum, birey ilişkilerinin demokratik bir şekilde düzenlenmesinde önemli bir rol oynar. İnsanların gönüllü olarak bir araya gelmesiyle bir şeyleri yapmak için kurulan sivil toplumlar finansal ve örgütsel sorunlarının yanı sıra ...

TEK MİLLET İKİ DEVLET

TEK MİLLET İKİ DEVLET “Tek Millet, İki Devlet” bu söz; 30 Ağustos 1991 yılında SSCB çöküşü ile bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan Devletinin, 1992-1993 yılları arasında ki Devlet Başkan Ebulfez ELÇİBEY tarafından, o zaman Azerbaycan’ı ziyaret eden Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanına söylenmiştir. Ebulfez ELÇİBEY “ iki kardeşin yan yana, ayrı ayrı devletler kurduğu nerede görülmüştür. Azerbaycan ve Türkiye olarak en kısa zamanda birleşmeliyiz.” ve “ Biz bir millet iki devletiz” diyerek ülkeler arasındaki bağı bu sözlerle anlatmışlardır. Şu son zamanlarda Ermenistan sınır problemi, iki kardeş ülke arasında ayrılığa yol açsa da, Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanının açıklamasıyla her şey eski seyrine dönmüştür. Zaman zaman yanlış anlaşılmalar, sitemler olsa da iki kardeş ülke birbirinden asla vazgeçemez. Çünkü biz tek milletiz. Kavga eden iki kişi birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmediği gibi, kavga etmeyen iki kişide birbirlerini çok sevdiği anlamına gelmez. Bağımsızlıklar...

TERÖRİST DEVLET İSRAİL

TERÖRİST DEVLET İSRAİL 1948 yılında Filistin topraklarında, Dav id Ben-Gurion tarafından kurulan, bu terörist devlet İsrail'in, kuruluş aşamalarını birçoğumuz bilmez. Bu devleti kurmak için önce yer, sonra da orada gerekli nüfusu sağlamak lazım. Yer belli. Filistin! Fakat nüfus yeterli değil. Bunun da bir çaresi olmalı. Hemen Avrupa’daki Yahudileri Filistin'e göçe ikna etmek. Avrupa’daki Yahudileri göç etmeye ikna edemeyen Siyonistler Nazilerle müttefik olup; Alman Yahudilerine yaptıkları baskı ve zulümlerin neticesi göç etmeye zorlamışlardır. Yani Almanya da yapılan bu sözde Yahudi soykırımın işbirlikçisi Siyonistlerdir. İsrail, hem işgal ettiği Arap topraklarının gerçek sahiplerine, hem de bu topraklara zorlama yoluyla getirdiği Yahudiler baskı ve zulüm uygulamış terörist bir devlettir. İsrail’in iki farklı imajı birbiri ile uyuşması oldukça zor olan imajlarıdır. Bir yandan saldırgan, ırkçı, işgalci ve baskıcı bir devlet, öteki yandan mazlumların sığınağı ş...